2 Kasım 2011 Çarşamba

ESKŞHR

                                   
     Gezmek ve yemek…. Hayatta en güzel şeylerden biri sanırım….  Görmediğin yerleri keşfetmek,  değişik tadları tanımak…..
      29 Ekim’de gidilebilecek en uygun yerlerden biri olarak Eskişehir’i seçtik…Cumhuriyet şehri Eskişehir! Büyükerşen’la devleşen küçük turizm şehri….

Uzun zamandır gitmeyi planlamıştık ama  bugüne kısmetmiş…Cuma sabahı yola çıktık,  İsmail’in Yeri’nde  bir kahvaltı molasından sonra öğlen gibi vardık. Önce otelimize giriş yaptık… Oteldeki tatlı, genç bayan şehrin gezilecek yerlerini anlatan bir harita üzerinde Eskişehir’i tanıttı.

     Eskişehir yerli turist cenneti, gruplar halinde her ilden gelen insanlar, okumaya gelmiş  üniversiteli öğrenciler ile cıvıl cıvıl olmuş bir şehir.
Odunpazarı.. 19. yüzyılın mimarisi ile donanmış, ahşap süslemeli, cumbalı, rengarenk evlerin olduğu sokaklar…








Çiğbörek… Eskişehir’le özdeşleşmiş adeta… Yemeden olmaz… Diyetlere mola zamanı…Ucundan akan yağa rağmen  L








Bir de çiğböreği Kırım tatarları Kültür Derneği’nin Çiğbörek evinde yiyorsanız, siparişten önce tarihi evi gezme fırsatınızda oluyor.


                                                        
                                              


         Lületaşı…. Eskişehir deyince akla ilk gelenlerden….Pipolar, heykeller, kolyeler, yüzükler her şey var. El emeği, ustalık işi.....Buzdolabı magnetleri de süper... Tabii hemen alındı bir tane... Her gittiğimiz şehirden aldığımız gibi :)





      

     Eskişehir cama şekil verme konusunda tam bir usta yetiştirme merkezi...

Üniversite de cam ustalığı bölümü var. Bizde gezerken tesadüfen bir atölyeye denk geldik. Tam bir görsel şölendi gencin cama şekil vermesi.

Yılmaz Büyükerşan Eskişehir’i baştan yaratmış… Bilim sanat ve kültür parkını gezince bunu daha iyi anlıyorsunuz. Çok büyük bir alana yeşilliklerle dolu bir görsel şölen.
 Parka gidince önce küçük bir trenle gezintiye çıkıyorsunuz…

       Daha sonra Amerika’yı keşfeden Korsan gemisi Santa Maria geziyorsunuz, burası çocuklar için çok çokk eğlenceli….
       Türkiyedeki önemli kulelerin benzerleri ile yapılan masal şatosu.....
 Veeee.....
     Kentpark! denizi olmayan bir şehirde 350 mt uzunluğunda yapay plaj ve iki açık yüzme havuzu.. Parkta yok yok...bir yarı olimpik kapalı yüzme havuzu, oyun grupları, inşaatı süren kent evi, restoranlar, gölet, at binme alanları, büfeler.....




       Eskişehir denince akla birde Porsuk çayı geliyor,  Esbot'larla ve gondollarla  gezmek mümkün...Şehre gelen tüm turistler bu turlara katılıyor ve  Eskişehir'in bitmek bilmeyen bir güzelliğini daha görüyor..


          Eveet; Eskişehir anlatmakla bitmez bizim kaçırdığımız yada benim anlatmayı unuttuğum yerler olabilir ama gezilmeye, görülmeye değer bir şehrimiz.. Dilerim tüm şehirlerimiz ve tüm belediye başkanlarımız örnek alır...

1 yorum: