15 Kasım 2011 Salı
BAYILMIŞIM...
Bayılmışım..... kendime geldiğimde 40 yaşındaydım... Kitabın adı hemen çekti beni, belki kırklı yaşlarda olduğumdanmı yada arka sayfasındaki kısa cümleler mi beni çekti bilmiyorum... İlk okumaya başladığımda uslüp olarak şaşırdım ama tiyatrodaki gibi ikinci perdeden sonra yani kitabın yarısından sonra roman tadını almaya başladım...
Şebnem Aybar güzel tesbitlerde bulunmuşş, gerçi biraz daha az argo kullansa daha iyi olurmuş ama oda onun takdiri... Okurken bazen güldüm, bazen de sorguladım...En önemlisi bazı konularda yanlız olmadığımı hissettim.
Kitabın ismindeki gibi bazen öyle kaptırıyoruz ki hayata kendimizi bir bakıyoruz kırklı yaşlardayız.. Yazarın da dediği gibi;
-İnsan 40'ndan sonra kırkayak oluyor, neresinden kesilirse kesilsin yürümeye devam ediyor....
Aslında biz kadınlar ne karmaşık, ne güçlü, ne duygusal, ne dayanıklı, ne becerikliyiz... Kitap kadınların halini kadın diliyle anlatıyor.. Size uyar, uymaz bilmem ama iç sorgulamalarımız, iç hesaplaşmalarımız hepimizde oluyor... En azından bunu bizim ağzımızdan bize dillendiriyor...Eski bir dostla sohbet tadında, yaşanmışlıkları anlatan bir kitap...
Bu kitabı okumak için 40 yaşında olmanız gerekmez, hatta kırk yaş altı okusun çok daha bilinçli gelsin kırklı yaşlara....
"Elime daha küçük bir ayna alıp arkamı da boy aynasına dönüp küçük aynayla popomu kesiyorum. Hiç fena değil.... Arkadan füze, önden müzeyim yani."
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder