11 Nisan 2012 Çarşamba

SON!

     


        Şimddiii o sevdiğim ışıklı yolu yanlız mı yürüyeceğim.... Seçtiğimiz filmleri birer birer yanlız mı izleyeceğim...Yanlız mı?

         Asıl sorun bu  mu? Yanlız kalmaktan mı korkuyoruz? Yoksa sadece varlığına mı alıştık... Belki de son noktayı koymak en zor olanı.. Son vuruş... Öldürücü olan hani... Aslında her son vuruş yeniden bir doğuş bunun farkına o an varabilsek...

     Hayatımızın en güzel, en değerli günlerinin kıymetini, harcadığımız zamanı, verdiğimiz emeği doğru olanda kullanabilsek...Belki yaşananlar o yaşın gereği ama zaman çok hızlı akıp gidiyor farkına bile varamıyoruz ömrümüzü tükettiğimizin...İnsana verdiğimiz emekler  iz bırakıyor yüreklerimizde.. Unutmak ne mümkün sadece zaman hafifletiyor biraz..Yıllar geçse de hatırlıyoruz, öyle bir şarkı çalıyor ki gözümüzden iki damla yaş istemesek de akıyor...
                             
                             
    Peki doğru olan ne? yanlış sa bu hayatın akışı bizde sürükleniyorsak bu yanlışların etrafında doğruyu biliyorsak ama yüreğimiz kaldırmıyorsa... Doğru olan bu mu peki...Yaşanmışlıklar yaşatıyorsa seni ve yaşanacaklarla ayakta kalabiliyorsan nedir bu doğru olan...       

     Yıllar geçtiğinde yaşayamadıklarımızı sızı olarak hissedersek ya... Bunun garantisini kim verebilir...Yanlış yapmaktan korkup, destek aramamalı insan  çünkü destek yüreklerde...Yürek doğruyu, yanlışı söylüyor insana...Günahıyla sevabıyla yaşanacak bir şey varsa yüreğimin kararı bu demek en doğrusu belki...


      Umut etmekten vazgeçtiğinde umutsuzluğu seçen sen olursun...Keşke duyguları tartan bir terazi olsa, belki kararlar daha rahat alınırdı sayesinde...Ama unutmamalı insan  her son bir başlangıç yaşayacaksan...

          

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder