18 Ekim 2011 Salı

HAPPŞUUUU......

        

              Sonbahar ile maraton başlıyor sanki..Kışlık turşular kuruluyor,domates sosları hazırlanıyor, yaz yiyecekleri donduruluyor, salamuralar yapılıyor, yazlık evler kapanıyor, önlükler alınıyor yor yor yor....... Bitmiyor......

 
En önemlisi de soğuk algınlığı sinsi yuvasından çıkıyor ve bize sarılıyor......

         Dün bana olduğu gibi.. Kırgın bir vücut, hafif baş ağrısı, boğazlarda acıma sinyalleri ile kendimi doktora attım.. Her ne kadar çok fazla ilaç kullanma taraftarı olmasam da ev ahalisine bulaştırma riskini düşündüğümdendi  gidişim...                                                                                                       
          Aslında ilaçları ezbere biliyoruz artık.. Piyasadaki grip ilaçlarından biri, boğaz spreyi ve ağrı kesici.... Ben kendime bir gün daha süre tanıdım ilaca başlamadan……

         Evde okyanus suyu burun spreyi ve boğaz spreyi, biraz da ıhlamur ile  kullanırsam belki toparlarım dedim ama ne gezerrr.. Sabah kalktığımda hafif baş dönmesi, miğde bulantısı karşıladı beni ama pek bir kibardılar, çook uzun sürmediler…..


  

          Şimdi mi….  Güzel bir kahvaltı yapıldı, ilaçlar içildi ama başım boynumun üstünde zor duruyor, genzim dolu……

    Peki ben nerde miyim tabiiki! İşteyim…. L

 Şu günlerde kapımızı çok çalacak bu mikroplara karşı  belki bunlar işimize yarar....      


                                                Bol şifalı günlere.......
                                                
             Bağışıklık sisteminizi güçlendirin.
  • Dengeli beslenin. Meyve sebze ağırlıklı beslenin, fazla et tüketmeyin.
  • Hastalık riski yüksekse bol bolC vitaminialın.
  • (Örneğin her gün 2 kivi, 1 greyfurt, 1 yeşil biber veya 2 kaşık lahana turşusu yemek gibi)
  • Hareket edin ve soğuğa karşı vücudunuzun dayanıklı olmasını sağlayın. (Yüzmek, saunaya gitmek, ılık duş almak, temiz havada yürüyüş yapmak, değişik spor faaliyetleri)
  • Oda havasını iyileştirin. Hava nemlendiricileri kullanın . Odayı aşırı ısıtmayın, düzenli olarak havalandırın.
  • Hava cereyanının oluşmamasına dikkat edin.
  • Virüslerden korunun.
  • Soğuk algınlığı dönemlerinden kalabalık ortamlarda, kapalı mekanlarda bulunmayın. Hasta insanlarla öpüşmeyin, 1.5 metreden fazla yaklaşmayın.
  • Ellerinizi düzenli yıkayın.
  • Çok kalın veya ince giysiler giymeyin. Havaya göre giyinin.
  • Stres altındaki insanlar hastalanmaya daha elverişlidir. Her gün düzenli olarak dinlenin. Gevşeme egzersizleri yapın.

SOOOĞUUUUKKKK.......

Soğuk günler yine geliyor...

İki gündür sabah kalkınca ohh kuru hava diyorum... Ne yazık ki dışarı çıkınca, soğuk iliklerime kadar işleyince anlıyorum ki! Soğuk geliyor...

Bense pastırma sıcaklarını bekliyorum, belki güneş bize o gülen yüzünü bir kez daha gösterir... Bizi mutlu eder diye ama artık alışmak lazım sanırım sonbahar bize yüzünü tam olarak gösteriyor....

 Sevmek mi lazım sonbaharı....en azından adında bahar var!

                Demek ki umut bu bahar da da bizimle.....

  Niye sevmiyelim ki? Bütün sonlar, ayrılışlar, bitişler bu mevsim demi? Belki  yağmurlu günlerin, sararmış yaprakların, ürpermiş tenimizin payı büyük ama bitecekse bir şeyler bu yükü bahar'a mı yüklemeli..

 Anladım ki sevmek lazım sonbaharı....Baharın sonu olsa da, renklerin solgunu olsa da, şarkıları hüzün dolsa da.......

Siz de sevin sonbaharı ya da siz bilirsiniz aslında...

 SONBAHAR

Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar, ki onlar
  Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar
      Mevsim dönüp de yeniden yeşermeye başlayınca rüzgar 
          Çıplaklığında o atın yine onlar koşacaklar
              O çocuklar / O yapraklar / O şarabi eşkıyalar
                 Onlar da olmasalar, benim gayri kimim var?


                                       CAN YÜCEL