11 Şubat 2014 Salı




        UYAN

             




Su akar yolunu bulur demiş birileri....


 Belki de hep bu su yatağının yolunu değiştirmeye çabalamakla geçiyor ömrümüz.


 Oysa rahat bıraksak hayatı dedikleri gibi su akacak yolunu bulacak...

  Hırslar, istekler, hedefler zamanı durdurmamıza

yetmiyor daha çok  hızlı akmasını sağlıyor, sanki

hedeflere ulaşınca en mutlu biz olacağız sanıyoruz ama bir de bakmışız yeni bir amaç uğrunda yeni

çırpınışlar... Kısır döngü hep aynı çark.



       Arayışlarımız, yol arkadaşlarımız, yaşımız ilerledikçe tükeniyor sanki.


 Daha seçici, daha güvenli hissetmek istiyoruz kendimizi.


 Kalabalık değil gerçek bir, iki dost olsun yetiyor hayatımıza...


     

Bazen diyorum ki sahip olduklarımızın tadını çıkarmayı

dahamı iyi öğrensek belki o zaman sahip

olmadıklarımız için hayıflanmaya

ayıracak zaman bırakmayız.



 Hayat çok kısa değil mi aslında  bir varız bir yokuz!

 Sevemediğimiz insanlar, yakalamayı başaramadığımız fırsatlar,

amaçsızca sürüklenip gitmesine izin verdiğimiz mutluluk anları...

Hep sonucunu daha önceden bildiğimiz ama kazananı seçemediğimiz bir yarış mı bu hayat...

   


  Belki de hayata bakışımızı değiştirmek lazım....
 

 Bir annenin gözündeki şefkatle,

 Bir çocuğun gözündeki masumiyetle,  

 Bir hastanın gözündeki umutla,

 Bir savaşçının gözündeki cesaretle  ve


 Bir arkadaşın gönlündeki güzel yüreği ile  bakmalıyız hayata...

Bir dostum hep der ki; ölünce zaten hep uykuda olacağız hayat kısa uykuda geçiremem ömrümü.

Sanırım artık uyanma zamanı!


           


6 Şubat 2014 Perşembe






















KAPILAR...

Merhaba mekemmel pürtelaş, sevgi arsızı, yandaş medyası. Sözüm sana...

Sen beni anlarsın, anlaman lazım az çok tanırsın...


Nedir bu koşturmaca! Dursana ... yürüyen merdiven bu, orda da koşulmaz ki, nihayetinde bir elektiriğe 

bakar ömrün kesildi mi puff! Kaldın ortada :)


Bir oraya bir buraya saldırı hali bu savaş öncesi erzak depolama sanki...

 



Nedir bu kapı görünce bodoslama dalma isteğin?

Bütün vücudunla al gülüm ver gülüm ittirişlerin..



Yahu ne oluyor? Kapılar, kapılar, kapılar... Her yerde 

notlar! Bu kapı açılmalı, açılmadı...





Zorlamalı! Ya gelirde O açarsa BU kapıyı... Eyvah 

kapım kapıldı eyvah  şansım azaldı.


 Neyse sırada yeni kapı var. BU kapı beni sevsin... Sevmeli bir


 aldım üç verdim, sevmeli bir aldım 5 verdim SEVMELİİİ...


Acaba kapıları depolasa çözer mi sorununu? Kim bilir belki!Ya da 


kapıları yan yana, üst üste dizip asıl olan hanın  kapısını açmayı denemeli? 


Ama kapılar birbirine kenetli değilse puff diye çökmez mi?